Güç, Kamış ve Toplumsal Düzen: Denizde Bir Analiz Toplumsal düzen ve iktidar ilişkilerini incelerken, sıradan bir olguya bakmak bile derin siyasi tartışmalara kapı aralayabilir. Denizde kullanılan kamışın seçimi, yüzeyde basit bir tercih gibi görünse de, onu çevreleyen kurumlar, karar mekanizmaları ve ideolojik tercihler bağlamında değerlendirildiğinde, meşruiyet ve katılım kavramlarının nasıl işlediğini görmek mümkündür. İnsanlar ve kurumlar arasındaki güç dengesi, kamışın uzunluğu kadar somut olmasa da, karar alma süreçlerinde benzer bir belirleyiciliğe sahiptir. İktidar ve Kurumlar: Denizde Kamış Seçimi Üzerinden Bir Metafor Denizde balık tutarken hangi kamışın kullanılacağı, sadece teknik bir karar değildir; aynı zamanda kimlerin karar alma süreçlerine dahil olduğunu…
Yorum BırakYazar: admin
Atike Nereli? İzmir Sokaklarında Bir Gün İzmir’in güneşi, sahilde yürüyenleri hafifçe ısıtırken ben kendi kafamın içinde turluyordum. Arkadaşlarımın arasında sürekli espri patlatan ama aslında her şeyi fazla düşünen ben, bir yandan gülüyor bir yandan da “Acaba Atike gerçekten nereli?” sorusunu kafamın içinde döndürüp duruyordum. Çünkü Atike, hem komik hem de gizemli bir karakterdi; sanki nereli olduğu sorusu cevap bekleyen bir bilmecenin ta kendisiydi. O gün kahve almaya gitmişken, arkadaş grubumla bankta oturmuş sohbet ediyorduk. Birden biri pat diye sordu: — Atike nereli? Herkes bir anda bana baktı. Ben de hemen refleks olarak: — Eh, İzmir’in kendisi bile bazen “Ben neyim,…
Yorum Bırak4 Dk Zıplamak 3 Kilo Verdirir Mi? Gerçekten Mümkün Mü? Arkadaşlar, geçen gün internette dolanırken bir başlık gördüm: “4 dk zıplamak 3 kilo verdirir mi?” Hemen içimden dedim ki, yok artık! Ama merak ettim, biraz araştırdım ve hem Türkiye’de hem de dünya genelinde insanların bu tür kısa süreli, yüksek yoğunluklu egzersizlere yaklaşımını karşılaştırmak gerçekten ilginçti. Bursa’da yaşayan, 26 yaşında ve hem Türkiye’yi hem dünyayı merak eden bir beyaz yakalı olarak, bu konuyu sizinle kendi gözlemlerim ve biraz da bilimle harmanlayarak paylaşmak istedim. Kısa Zamanlı Egzersiz ve Kilo Kaybı: Gerçekler İlk olarak şunu söyleyeyim: 4 dakika boyunca zıplamak, yani örneğin ip…
Yorum Bırakİsteğinize uygun olarak, “Rahim duvarı kalınsa adet olur mu?” sorusunu sosyolojik perspektifle ele alan, uzun ve özgün bir blog yazısını hazırladım: — Rahim Duvarı Kalınsa Adet Olur Mu? Toplumsal Bir Bakış Bazen sokakta yürürken veya bir arkadaş sohbetinde, kadınların bedenleri hakkında duyulan soruların ne kadar yaygın olduğunu fark ediyorum. “Rahim duvarı kalınsa adet olur mu?” sorusu da bunlardan biri. Bu sorunun medikal bir cevabı var, ama aynı zamanda sosyolojik bir boyutu da bulunuyor: kadınların bedensel deneyimleri, toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratiklerle iç içe geçiyor. Bu yazıda, hem biyolojik temeli hem de toplumsal yansımalarını ele alacağız. Okur olarak kendinizi…
Yorum BırakHayatın Kesişme Noktası: Zafer, Bilgi ve Varlık Bir insan, bir başarıya imza attığında ne kadarını gerçekten bilmiş olur? Cemal Kamacı’nın şampiyonluğu, yalnızca bir spor tarihi olayı mı, yoksa etik, epistemolojik ve ontolojik bir sorgulamanın kapısını aralayan bir örnek mi? İnsanlık tarihi boyunca zaferler, sadece skor tablolarında yer almakla kalmamış, aynı zamanda düşünsel ve ahlaki sınavların da birer simgesi olmuştur. İşte bu yazıda, 1960 yılında kazandığı Türkiye Profesyonel Boks Şampiyonluğu üzerinden Cemal Kamacı’nın başarısını, felsefenin üç ana kolu olan etik, epistemoloji ve ontoloji perspektifinden tartışacağız. Etik Perspektif: Zaferin Ahlaki Yönü Etik ve Spor: Sadece Kazanmak mı? Etik, doğru ile yanlış arasındaki…
Yorum BırakTorku Çikolata İsrail Malı mı? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifi İstanbul sokaklarında yürürken, özellikle marketlerin çikolata reyonlarına baktığımda aklıma sürekli bir soru geliyor: “Torku çikolata İsrail malı mı?” Bu soruyu sadece ürünün menşei açısından sormuyorum; aynı zamanda toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet bağlamında da düşündüğümde, tüketim alışkanlıklarımızın ve ürün seçimlerimizin toplumdaki farklı gruplar üzerindeki etkilerini anlamaya çalışıyorum. Günlük Hayatta Torku Çikolata ve Tüketici Algısı Toplu taşımada, metroda veya otobüste gözlemlediğim sahneler bana tüketim alışkanlıklarının toplumsal yansımalarını gösteriyor. Örneğin, yanımda oturan iki üniversite öğrencisi, çanta dolusu çikolatayı incelerken “Torku çikolata İsrail malı mı?” sorusunu tartışıyorlardı. Biri ürünün yerli…
Yorum BırakPratisyen Hekimler Acilde Çalışabilir Mi? Günümüzde sağlık sisteminde birçoğumuzun göz ardı ettiği ama oldukça önemli bir konu var: Pratisyen hekimlerin acil servislerde çalışıp çalışamayacağı. Bu soruyu hemen her sağlık çalışanı en az bir kez kendine sormuştur. Peki, bu gerçekten mümkün mü? Pratisyen hekimler acilde çalışabilir mi? Gelin, bu konuda derinlemesine bir bakış atalım. Pratisyen Hekim Nedir? Öncelikle pratisyen hekim nedir, ne yapar sorusunu soralım. Pratisyen hekim, tıp fakültesini tamamladıktan sonra ihtisas (uzmanlık eğitimi) yapmadan genel pratikte çalışan hekimlerdir. Yani, bir nevi “genel doktor” diyebiliriz. Hekimlerin uzmanlık alanları çoğu zaman belirli bir tıp dalına odaklanırken, pratisyen hekimler her alanda genel bilgiye…
Yorum BırakOtoimmün Hemolitik Anemi Kanser Mi? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir İnceleme Otoimmün hemolitik anemi (OHA), bağışıklık sisteminin yanlışlıkla vücuda ait kırmızı kan hücrelerine saldırması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu hastalık, sıklıkla yorgunluk, solgunluk, kalp atışında hızlanma gibi semptomlarla kendini gösterir. Peki, otoimmün hemolitik anemi kanser midir? Birçok kişi, bu hastalığı sadece fizyolojik bir bozukluk olarak görürken, toplumsal açıdan çok daha derin etkileri olduğuna şüphe yok. İstanbul gibi kalabalık bir şehirde, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi dinamikler, hastalığın anlaşılma ve tedavi edilme biçimlerini doğrudan etkiliyor. Ben de, bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak, sokakta,…
Yorum BırakMakale Yayınlamak Paralı mı? Hayatın İzmir Sokaklarından Blog Dünyasına Merhaba, ben 25 yaşında, İzmir’in sıcağına ve kahvesine aşık biriyim. Arkadaşlarım beni “espri makinesi” olarak tanır, ama içten içe her şeyi kafamda en az üç defa tartarım. Yani bir yandan masada gülüyorsam, diğer yandan “ya bu espri gerçekten komik mi, yoksa ben mi abartıyorum?” diye düşünüyorum. İşte tam bu karmaşanın ortasında, bir gün oturdum ve kendime sordum: Makale yayınlamak paralı mı? Tabii ki cevap ararken, bir yandan da kendime kahve almayı unuttum ve günün en dramatik anı bu oldu. Arkadaşlarla Sohbet ve Büyük Soru Geçen gün arkadaşlarla çarşıda yürüyorduk, biri bana…
Yorum BırakKOAH Hastası Sürekli Balgam Çıkarır Mı? Ah, İzmir! Benim yaşadığım şehir. Hava sıcaktan, soğuktan, neme kadar her türlü atmosfersel belaya sahipken, ben her sabah kalkıp “Bugün nasıl bir hava?” diye kendime soruyorum. Hemen ardından da “Beni saran bu balgam her sabah nereye kayboluyor?” sorusu gündemime geliyor. İster inanın ister inanmayın, bu sabah mesela, balgamlı bir gülüşle güne başladım. Ama… İçimi kemiren bir soru var: KOAH hastası sürekli balgam çıkarır mı? Bu soruyu sorarken, aslında biraz da kendi yaşantımı ve arkadaşlarımın bu konuda yaptıkları esprileri gözden geçiriyorum. Çünkü ben 25 yaşında, sosyal medyada sürekli esprilerle insanları güldüren, ama kafasında milyonlarca düşünce…
Yorum Bırak